ÖNCE İMTİYAZLILARIN DEĞİL MİLLET ANLAŞIYINI GETİRECEĞİZ

Harun SAK
20 Haziran 2022
0
    
161

Yeniden Refah Partisi Yenişehir İlçe Başkanı Ümit Yılgın, parti binasında düzenlediği basın toplantısında çiftçiyi içinde bulunduğu çıkmazdan Yeniden Refah Partisi’nin kurtaracağını söyledi.

   Ümit Yılgın basın açıklamasında şu görüşlere yer verdi: ‘Basın açıklamamıza Yenişehir ilçemizle ilgili bazı istatistik bilgileri vererek başlamak istiyorum.

Yenişehir ziraat odamızın verilerine göre

ÇKS ye kayıtlı tarım arazilerimiz 300.000 dönüm

ÇKS kaydı olmayan arazimiz 220 000 dönüm 

Toplam 520 000 dönüm ekilebilir arazimiz vardır

Sulama birliği uhdesinde;

Y. A. S. İle sulanan arazi 50 000 dönüm

Boğazköy barajı ile sulanan arazi 116 000 dönüm

Son bir yılda su fiyatları ile ilgili değişim;

Y.a.s.  Sistemi 45 krş. dan 4 kat artarak 1,7 TL

Boğazköy barajı 20 krş. dan 3 kat aratarak 60 krş. yükselmiştir.

Elektrik zammı 1 yıl öncesine göre yaklaşık %130 artmıştır

Yüksek enerji maliyetleri bahane edilerek yapılan bu zamların elektrik zammı ile izah edilmesi mümkün değildir.

Bu sulama ücretlerinin çiftçimiz tarafından ödenmesi mümkün değildir.

Diğer tarım giderleri

Mazot bir yılda 4 kat

Gübre 1 yılda 5 kat

Tarım ilaçları 4 ile 5 kat artmıştır

Tarımda kullanılan ekip ekipmanlarda da çok ciddi fiyat artışları olmuştur

Buna karşılık

Tarım bakanlığımızın bölgemizde yetişen bazı ürünler ile ilgili destekleme rakamları da şöyledir:

                                                                          MAZOT        GÜBRE       TOPLAM

ARPA, BUĞDAY, ÇAVDAR………                  22                  20                   42

PATETES……………………………                 30                    8                    38

YAĞLIK AYÇİÇEĞİ……………….                  29                    8                    37

KURUSOĞAN, YEM BİTKİLERİ                      19                     8                   27

Arpa; buğday, için 16 TL sertifikalı tohum desteği

Bir defaya mahsus dekara 50 TL ek destek ile toplam 116 TL destek yapılacak bunun karşılığı maalesef 10 kg. Üre gübresi satın alamıyor

Faize ödenen bir yılda 300 miyar TL 

KKM’ye mart ve nisan ayında ödenen 16,5 miyar TL

Buna karşılık tarıma ayrılan destek 1 yılda 25,8 miyar TL

Çiftçinin bankalara olan borcu son 20 yılda 2.5 miyar TL’den 70 kat artarak 180 miyar tl yükselmiştir

Sadece bu veri bile Türk çiftçisinin içinde bulunduğu durumu açıkça ortaya koymaktadır

Malumunuz üzere bu yıl çiftçilerimiz yoğun bir şekilde taahhütlü mısır ekim sözleşmesi yapmıştır bazı köylerde taahhütlü mısır ekimi 3 katına çıkmıştır.

Çiftçimizin artan girdi fiyatlarına karşılık üretmek üzere taahhütte bulundukları başta tohumluk ve silajlık mısır olmak üzere bezelyede fasulyede fiyatı artırmak gibi bir imkanları maalesef yok.

Geçen sene çiftçimizin ürettiği kiraz tarladan 5 TL /kg satılmıştı bu yıl fiyat yine aynı buna karşılık vatandaşımız bu kirazı marketlerde pazarlarda 20 -25 TL ye almak durumunda kalıyor. Bu aradaki fark sadece fırsatçılarla izah edilebilir mi? Bu veri bize hem çiftçimizin hem de tüketicimizin mağduriyetini göstermektedir.

Tarım bakanlığımız sudan’ dan Venezüella’dan toprak kiralamak yerine çiftçimize olan desteği reel düzeyde artırmalıdır.

Bununla birlikte gelişmiş ülkelerin bundan 30-40 yıl evvel gerçekleştirmiş olduğu tarımda planlama ve havza bazlı desteklemeler yapılmak suretiyle tarım reformu gerçekleştirmelidir.

Hayvancılık tada durum çok farklı değil maalesef

Yine ilçemizden örnekler verelim. Yenişehir süt üreticileri birliğinin verilerine göre

  2005 – 2006 yıllarında süt sığırcılığı ile uğraşan kişi sayısı 3.368 iken 2022 yılına geldiğimizde 904 kişiye gerilemiştir.

2008 yılı ilçemizin süt üretimi 220 ton /gün

2022 yılı ilçemizin süt üretimi 160 ton/gün

Bu 160 tonun yaklaşık 70 tonu büyük çiftlikler tarafından üretildiğine göre hayvancılıkla uğraşan köylümüzün süt üretimi maalesef 90 ton/güne gerilemiştir.

Yine hayvancılıkla uğraşan üreticilerimizin yaş ortalaması çok yüksektir bu bize gösteriyor ki gençlerimiz bu işi yapmak istemiyor ve bu işte gelecek görmüyorlar

Buradaki en büyük etken artan yem ve tedavi masraflarına karşılık et ve süt fiyatlarının aynı oranda yükselmemesidir.

Bu verilere göz atacak olursak

Silajlık mızır 35 krş. Dan 1,1 TL ye

Yonca 30 TL’den 80 TL ye sanayi yemi 100 TL den 350 TL ye yükselmiştir.

Buna karşılık süt fiyatı 5 TL’den 7,5 tl.ye

Et fiyatı 60 TL’den 95 TL ye yükselmiştir.

Artan tedavi masraflarımda dikkate alındığında maalesef bu şartlarda hayvancılık zarar etmektedir.

Bir üreticimizin ifadesi aynen şöyledir.’’ yem parasını karşılamak için ahırımdan her ay 1 dana kestirmek zorunda kalıyorum. Buna daha ne kadar dayanabilirim bilmiyorum ‘’

Bu durumun ispatını biraz sonra aşağıda sunacağımız veriler açıkça göstermektedir.

2007 – 2008 yılları arasında süt fiyatlarındaki düşüklük nedeni ile Türkiye genelinde yaklaşık 1 milyon dişi hayvan kesilmişti ve ciddi bir hayvan açığı ile karşı karşıya kalmıştık.

Süt fiyatları birdenbire 2 katına çıkmıştı bu durumu telafi etmek için milyarlarca Euro verip Macaristan’dan Uruguay’ dan Fransa ‘dan dişi hayvan başına yaklaşık 2500 ila 2700 Euro döviz vererek hayvan ithal etmek zorunda kalmıştık.

Aynı durum maalesef bugün de daha şiddetli bir şekilde yaşanıyor.

Ergün 10 binlerce dişi hayvanın mezbahalarda kesildiğini duyuyoruz bu durumu araştırdığımızda girdi maliyetlerinin yüksek buna mukabil ürün fiyatlarının düşük olmasının etkili olduğunu görüyoruz.

İşin üzücü tarafı halen bir önlem alınamıyor bu durum böyle devam ederse 2007-2008 yılından daha kötü bir duruma geleceğiz. Aynı zamanda vatandaşımızın tükettiği hem et ve et ürünleri yönünden hemze süt ve süt ürünleri bakımından krize doğru gidiyoruz.

Hadi geçmişte paramız vardı ithal ettik diyelim bugün maalesef bu imkanlarında olmadığını görüyoruz.

Elin Macarına, Fransızına, Uruguaylısı’na vereceğinize kendi köylümüze üreticilerimize neden gerçek manada destek vermiyoruz

Toparlayacak olursak ülkemizde hem tarım hem de hayvancılıkta geriye doğru bir gidiş vardır

Köylerdeki nüfusumuz git gide azalıyor ziyaret ettiğimiz köylerde genç nüfusun olmadığını görüyoruz çünkü gençler bu işi yapmak istemiyor

Sistematik bir şekilde kırsal nüfusun kentlere göç ettiğini müşade ediyoruz bu bize Avrupa birliğinin hükümetimize verdiği ev ödevlerini hatırlatıyor tarım nüfusunu %35 den %5 düşürülmesi projesi hızla gerçekleşiyor

Biz yeniden refah partisi olarak Avrupa birliğinin bu dayatmalarına kesinlikle karşıyız geçmişte olduğu gibi bugünde çiftçimizin ve hayvancımızın yanında olacağız nasıl ki 1996-1997 yıllarında refah yol hükümeti ile çiftçimizin ürünlerine yüksek taban fiyat verdiysek ve girdilerini sübvanse ettiysek bugünde hazırladığımız milli tarım politikalarımızla çiftçimizin ve hayvancımızın daha planlı daha verimli  emeğinin karşılığını alabildiği refah içeresinde sürdürülebilir bir üretim sistemini hayata geçireceğiz inşallah.

Yeniden refah partisi olarak önce imtiyazlılar değil önce millet anlayışını tekrar getireceğiz

Katılımınızdan dolayı hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

 


Yazar

Harun SAK

harunsak@gmail.com


Yorumlar
Bu habere henüz hiç yorum yapılmamış.
Yorum Yap
Facebookta Biz
www.harmangazetesi.com
Kategoriler